Tarih: 01.01.0001 00:00 Güncelleme: 15.11.2018 15:21 407
Dünya Bir Sahne

Dünya Bir Sahne

Çağımızın yeni hastalıklarından galiba, insanların olmadıkları ve asla olamayacakları kişileri oynama takıntısı... Bazısı olmayı hayal ettiği kişiyi oynuyor, bazısı girip çıktığı ortamlarda prim yapacağına inandığı kişiyi.. Lâkin, şu ya da bu şekilde, oynadıkları rol ellerine yüzlerine bulaşıyor bir yerde, bir ortamda. İllaki bulaşıyor... İşte benim en merak ettiğim, o küçük düştükleri an kafalarından geçenler... yani o küçük düşme anı sadece bana mı çok trajik geliyor? Bu benim son derece şeffaf neysem o bir kadın olmamdan mı kaynaklanıyor? Zaten böyle bir saçmalığa kalkışmayacağım için,  kalkışmış olanların düştükleri durumlar belki de sadece bana utanç verici görünüyor. Belki de onlar zaten bunu göze alarak rol yapmayı seçtikleri için utanç da duymuyorlar. Evet sanırım kesinlikle mümkün böylesi. Bu oyuncu insanları düşünmeye başlama ve sonrasında yazıya dökmeye karar verme sebebim  bir zamanlar tanıyıp arkadaşlık ettiğim -ya da  daha doğrusu arkadaşlık ettiğimi zannettiğim demek lazım galiba- birisinin aklıma gelmiş olması. Tam bu modelle örtüşen birisiydi tahmin edersiniz ki. Çok okuyan, çok entelektüel, vizyon sahibi, didaktik denemeler, öyküler yazdığından, bir kaç ciltlik bir roman yazma planından dem vuran, klasikleşmiş müzkler dinlediğinden bahseden, sanat filmleri izleyen rolüne bürünen birisi...  Hatta bu filmlerin koleksiyonunu yaptığını ballandıra ballandıra anlatan fakat çok sevdiği, uğruna dünyaları yakacak denli aşık olduğu lâkin travmatik bir şekilde ayrıldığı sevgilisinin o muhteşem koleksiyona el koyduğu için çok üzgün olduğunu dile getiren biri... Laf aramızda, sıkı tiyatrocuydu. O denli başarılıydı ki şüpheye düşmeyen inanmıştım foyası ortaya dökülene kadar bu oynadığı kişi olduğuna. Sonraki zamanlarda gerçek karakteri ortaya döküldüğünde hayretler içersinde neden oyunculuğu seçmediğini düşünmüştüm. Bu denli başarılı rol yapabilmesi kesinlikle bir yetenek olmalıydı ve üzerine bunun eğitimini alsa piyasalarda alır yürürdü bence. Çünkü zaman içerisinde kendisini belli ettikçe ortaya çıktı ki toplamda okuduğu 8 - 10 kitqp, izlediği sıradan, sanatla pek de ilgisi olmayanların yoğunlukta olduğu içlerinde gerçek sanat filmi diye nitelendirilebilecek olanların 10-15'i geçmeyeceği bir liste... Gördüğü müze sayısı sıfır, gerçek sanat eseri sayısı üç belki beş... Herhangi bir klasik müzik eseri ile tanışıklığı cep telefonu melodisi boyutunda vs Ha,  bu arada, yanlış anlaşılmasın. Her insan sanatsever olmak zorunda değil..  Benim burada altını çizdiğim, öyle bir kişiliği oynayıp aslen onunla hiç ilgisi olmayan birisi olmak konusu.. Peki bu epeydir bütün bağlantımın kopup gittiği, bende pek de fazla izi kalmayan bu artist nerden geldi aklıma di mi... Bir filmden.. İzlediğim bir sanat filminden; yönetmeni hayli tanınmış, temposu ağır ama sanat camiasında çok ses getiren bir yönetmenin filminden. İşin gerçeği benim çok beğenmediğim biraz kasvetli bulduğum o yüzden de burada ismini zikretmek istemediğim bu yönetmenin mevcut filmlerinden oluşan bir set satın alıp hediye etmiştim bu kişiye... Filmi izlerken aklıma geliverdi ve onca ciddiyetine rağmen filmin, bir gülme tuttu beni. Sözümona yitirdiği için kahrolduğu koleksiyonuna bir yerden yeniden başlamasını teşvik etmek adına bir jest yapmıştım aklımca... Ah zavallı naif ben! Nasıl da iyi niyetli düşünmüştüm o zaman... (Aslında var benim böyle bir kaç tane daha çok mutlu edeceğime inanarak hazırlayıp da köşeye fırlatılan hediye seçimi hikâyelerim.  Ya insanlar gerçekten tuhaf ya da esas tuhaf olan benim...!) Hiç şüphesiz ben hediye ettikten sonra ya tozlu bir dip köşeye atılıp unutuldu paketi bile açılmadan ya da direk çöpe gitti yer işgal etmesin diye...  Nasıl da dalga geçmiştir arkamdan kimbilir.. 'Şunun aldığı şeye de bak' diye! işte bir filmle canlanan bu anı bana bu hayatını rol yaparak yaşayıp giden insan topluluğunu irdeletti durduk yere... Demem o ki sanırım show dünyasına dönüşmekte yaşadığımız yerküre günden güne iyiden iyiye... Ya da belki hep böyleydi insan doğası. Değişen bir şey yok artan insan  sayısı dışında belki de .. Nihayetinde Shakespeare dememiş miydi 'Bütün dünya bir sahnedir, Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu; girerler, çıkarlar. Bir kişi birçok rolü birden oynar. Bu oyun insanın yedi çağıdır.' diye...
Çarşamba 12.3 ° / 5.4 °
Perşembe 12.2 ° / 5.6 °
Cuma 11 ° / 2 °